Ekzositoz ve Reseptör Aracılı Endositoz

Beğeni ve paylaşım yapabilirsiniz.

 

Ekzositoz ve Reseptör Aracılı Endositoz 

Hücre yüzeyinde, düşük yoğunluklu lipoproteinler ve protein hormonlar gibi birçok madde için reseptörler vardır. Reseptörler aslında tüm yüzeye yayılmış durumdadır; ancak, özgül bölgelerde toplanarak kaplı çukurlar denilen bölgeleri oluştururlar. Ligant (reseptöre karşı büyük bir birleşme eğilimi olan molekül)’ın reseptörüne bağlanması, yayılmış durumda bulunan reseptörlerin kaplı veziküllerde toplanmasına neden olur (Şekil 1). Zarın sitoplazmik yüzeyindeki kılıflaşma birkaç polipeptitden oluşmuştur, bunların en önemlilerinden birisi de klatrin’dir. Kaplı çukur, sitoplazmaya doğru çöker ve hücre zarından koparak ayrılır ve ligant ile reseptörü hücre içine taşıyan kaplı vezikiilü oluşturur.

endositoz

Şekil 1: Endositik yol ve zar trafiğinin şematik gösterilmesi. Hormon ya da büyüme faktörleri gibi ligantlar, özgül yüzey reseptörlerine bağlandıktan sonra, klatrin ve diğer proteinlerin kapladığı pinositotik veziküllerin içine alınırlar. Kaplayan moleküllerin ayrılmasından sonra pinositotik vezikül endozomal bölmeyle birleşir. Bu bölmenin düşük pH’sı, ligantın reseptöründen ayrılmasına neden olur. Reseptörlü zar yeniden kullanılmak üzere hücre yüzeyine geri döner ve ligantlar da lizozomlara taşınırlar. Tüm bu vezikül hareketini sağlayan, motor proteinlere sahip hücre iskeletidir.

 

Daha sonra, kaplı vezikül klatrin kılıfını kaybeder endozom (Şekil 1) ile birleşir. Endozom, sitozolde yerleşik hücre yüzeyine yakın (genç endozom) ya da sitoplazmanın derinlerinde (yaşlı endozom) bulunan vezikül ve tübül sistemidir. Bunlar birlikte endozomal kompartıman’ı oluştururlar. Genç ve yaşlı endozomların ayrı bölmeler mi olduğu; yoksa, birinin diğerinin öncüsü mü olduğu hala soru işaretidir. Tüm endozomların zarında, endozomun içinin asiditesini sağlayacak, ATP güdülü H+ pompası bulunur. Klatrin molekülleri kaplı veziküllerden ayrılırlar ve yeni kaplı çukurların oluşumuna katılmak için hücre zarına geri dönerler.

Endozomlara geçen moleküller birden çok yol izleyebilirler (Şekil 1). Endozomun asidik pH’sı tarafından ligantlanndan ayrılmış olan reseptörler, yeniden kullanılmak için hücre membranına dönebilirler.

Örneğin; düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörler (Şekil 2) birçok defa yeniden kullanılırlar. Ligantlar genellikle yaşlı endozomlara taşınırlar. Bununla beraber, kimi ligantlar, yeniden kullanılmak için, hücre dışı ortama dönerler. Demir taşıyan protein olan transferin, bu olaya bir örnektir.

 

lipoprotein endositozu

Şekil 2: Düşük-yoğunluklu lipoproteinlerin (DYL) içeriye alınması, vücut sıvılarındaki DYL miktarını azaltmak açısından önemlidir. Kolesterolden zengin olan DYL, hücre membranındaki reseptörlere çok yüksek bir afiniteyle bağlanır. Bu bağlanma, kaplı çukurlardan pinositotik vezikül oluşumunu aktive eder. Daha sonra, bu veziküller plazmalemmanın iç yüzeyine dönecek olan kaplarını kaybederler ve kapsız vezikül endozomla birleşir. Sonraki evrede; DYL, hücre tarafından kullanılması için, sindirilmek ve bileşenlerine ayrılmak üzere lizozomlara taşınır.

 

Sözcük anlamı “hücrenin yemesi” olan fagositoz, “hücrenin içmesi" anlamına gelen pinositoza benzetilebilir. Makrofaj ve polimorfonüklear lökosit gibi belli hücre tipleri; yabancı bakteri, protozoa, mantar, haraplanmış hücre ve hücre dışı gereksiz maddeleri alıp, yok etmek için özelleşmiş hücrelerdir. Örneğin; bir bakteri makrofajın yüzeyi ile temas ettikten sonra makrofajın sitoplazmik uzantıları bakteriyi tümüyle sarmalar. Bu uzantıların kenarları kaynaştığında, bakteri hücre içi fagozoma hapsedilmiş olur.

Ekzositoz

Membranla çevrili bir yapının plazma membranı ile kaynaşmasını ve içeriğini, plazma membranının bütünlüğü bozulmaksızın, hücre dışı aralığa boşaltmasıyla sonuçlanan işlemi tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Ekzokrin pankreas ve tükrük bezlerinde olduğu gibi, salgı yapıcı hücrelerde biriktirilen ürünlerin boşaltımı bu işlemin tipik bir örneğidir. Ekzositozda membranların kaynaşması karmaşık bir olaydır. Hücre membranları yüksek yoğunlukta negatif yüklü (fosfolipitlerin fosfat rezidüleri) olduğundan, birbirlerine çok yakınlaşan membranla çevrili yapılar birleşmezler; hatta, birleşmeyi kolaylaştıracak özgül bir etkileşim olmadıkça birbirlerini iterler. Bu nedenle, ekzositozda çok sayıda özgül protein aracılık yapar. Bu işlemi genellikle, Ca2+ düzenler. Örneğin; sitozolde Ca2+ miktarının artması, ekzositozu tetikler.

Endositoz sırasında, hücre zarının bu bölümü endositotik vezikül oluşturur; ekzositoz sırasında ise membran hücre yüzeyine geri döner. Bu olaya membran trafiği denir (Şekil 1 ve 2). Birçok sistemde, zarlar korunur ve endositozun tekrarlanan döngüsünde birkaç kez yeniden kullanılırlar.

 

Kaynak:

 

Yener Aytekin Y. ve Solakoğlu S. (Ed), 2006. Temel Histoloji. Nobel Tıp Kitabevleri, 528s, İstanbul

 


Beğeni ve paylaşım yapabilirsiniz.

Bu yazının kalıcı bağlantısı https://www.biyolojidersim.com/ekzositoz-ve-reseptor-aracili-endositoz/

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: