Site icon BİYOLOJİDERSİM

Ekosistemi Etkileyen Abiyotik Faktörler-Sıcaklık

 

EKOSİSTEMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

 ABİYOTİK FAKTÖRLER

Canlıların yeryüzündeki dağılışı ışık, sıcaklık, iklim, toprak, mineraller, su ve pH gibi Abiyotik (cansız) faktörlerin etkisindedir.  Abiyotik faktörlere aynı zamanda çevrenin fiziksel ve kimyasal etkenleri de denir.  Genelde ilkbahar ve yaz mevsimlerinin görüldüğü, aşırı yağış alan tropikal yağmur ormanları gibi fiziksel şartların uygun olduğu yerlerde zengin tür çeşitliliği ve çok sayıda canlı bulunurken çöller ve kutuplar gibi yaşam şartlarının zor olduğu ortamlarda az sayıda canlı bulunur. Kısacası abiyotik faktörler belirli bir çevrede hangi türlerin yaşayabileceğini belirler. Örneğin çöllerde havadaki nem oranı çok düşük olduğundan gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı oldukça yüksektir. Böyle bir ortamda ancak çok miktarda su depolayabilen kaktüs ve çok az su ile yaşamını sürdürebilen bazı kurak bölge çalılıkları görülürken ılıman ortamlarda çok sayıda canlı çeşidini barındıran geniş ormanlık alanlara rastlanır.

 

2-   SICAKLIK

Yeryüzüne ışığın aynı oranda gelmemesi nedeniyle sıcaklık ta her yerde aynı değildir. Sıcaklığın farklı yayılışı canlılarında yayılışlarını ve çeşitliliğini etkiler. Canlılarda yaşamsal olaylar belirli sıcaklıklarda gerçekleşir. Özellikle enzim sistemlerinin çalışmasında sıcaklık önemli bir etkendir. Bu sebeplerle organizmaların dağılış alanlarının sınırları genellikle sıcaklığın kontrolündedir.

Sıcaklık ile canlı ve cansız çevre arasında karşılıklı etkileşimler vardır. Bu etkileşimlere; ormanların bulunduğu ortamın sıcaklığını değiştirebilmesi ve bazı kuş türlerinin göç etmesi örnek olarak verilebilir.

Yeryüzünün farklı bölgelerinin farklı miktarda ısınması, hava akımlarına ve okyanuslarda su akımlarına neden olur. Bu akımlar atmosferin ısı dağılımını bir miktar etkiler.

*       Sıcaklığın bitkiler üzerine etkileri

Bitkilerin büyük çoğunluğunda büyüme ve gelişme 7oC-38oC arasında gerçekleşir. Yaşadıkları ortamda sıcaklık minimum ve maksimum değerleri aştığında bitkiler,  fizyolojik işlevlerini düzenli yapamaz. Bitkilerin yayılışında gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farklılıkları önemlidir.

1)    Çeşitli sıcaklık değerlerine dayanma bakımından bitkiler arasında büyük farklar vardır.  Örneğin Kuzey Kutbu’na yakın yerlerde yetişen bazı bitki çeşitleri 0oC ve daha alt sıcaklıklarda, ekvator bölgesinde yetişen bazı bitkiler ise 60 oC-65oC’ta yaşayabilir. 

2)    Bitkiler kışın metabolizma hızlarını düşürürler. Soğuk iklime adapte olmuş bitkiler gelişmelerinin ilk dönemlerinde belli bir uyku süresi geçirmek zorundadır. Bu uyku dönemini geçirmeyen bitkiler gelişemezler. Örneğin soğuk ortam bitki tohumları +2, +4 derecede ancak çimlenebilirler. Sıcaklığın daha düşük olduğu durumlarda tohumlar uyku dönemine girerler. Bu uyku dönemini geçirmeyen tohumlar çimlenemez. Bu sürece Vernelizasyon denir. Buğdaygiller sonbaharda ekilir, kışı kar altında geçirirler, ilkbaharda yeşerirler. 

3)    Bitkilerin çimlenme, çiçeklenme ve tohum oluşturma dönemlerinde sıcaklık ihtiyaçları değişebilir. Örneğin bir bitkinin çiçeklenme döneminde ihtiyaç duyduğu optimum sıcaklık değeri çimlenme dönemine göre daha yüksek olabilir. 

 

4)    Sıcaklık,  bitkilerin,  bazı tepkileri üzerinde de etkilidir.  Örneğin lalelerin çiçekleri 0 oC-10oC’ta kapalı, 15 oC-20oC’ta açıktır. 

 

5)    Bitkinin metabolik sıcaklığı genellikle bitkinin yaşadığı ortam sıcaklığı ile yakından ilgilidir. Kök sıcaklığı, toprağın sıcaklığı kadardır. Gövde ise güneşi tuttuğunda çevre sıcaklığından birkaç derece düşer, terleme yaptığında ise çevre sıcaklığından birkaç derece düşük olur.

 

6)    Kış aylarında toprak soğuk ve donmuş, buna karşılık hava sıcaklığı daha fazla olursa bitki toprak üstü organlarının terlemeyle kaybettiği suyu kaybettiği suyu topraktan kökleriyle alamaz. Çünkü düşük sıcaklık suyun akışkanlığı azaltır. Bu durumda kuraklık meydana gelir. Bu olaya “Fizyolojik kuraklık” denir.

 

 

 

*       Sıcaklığın hayvanlar üzerine etkileri

Hayvanlar genel olarak 0oC-50oC arasında yaşamlarını verimli bir şekilde sürdürür. Örneğin çöldeki sürüngenler yüksek sıcaklığa, kutuplardaki memeliler düşük sıcaklığa uyum sağlamıştır.

1)    Sıcaklık artışı hayvanların metabolizma hızını etkiler. Hayvanlar vücut sıcaklıklarının çevre sıcaklığından etkilenmesine bağlı olarak “Homoitermal (vücut sıcaklığını ayarlayabilen)” ve poikiloterma (vücut sıcaklığını ayarlayamayan)” hayvanlar olmak üzere ikiye ayrılır.

a)    Poikilotermal (eski ifadeyle soğukkanlı) hayvanlar; omurgasızlar, balıklar, kurbağalar ve sürüngenlerdir. Bu hayvanlarda metabolizmanın devamı için hava sıcaklığının artması gerekmektedir. Çünkü düşük sıcaklıkta kan dolaşımı zayıfladığı için enerji üretmezler ve metabolizmaları zayıflar ve hareketsiz kalırlar.

b)   Homoitermal (eski ifadeyle sıcakkanlı) hayvanlarda hava sıcaklığı canlının vücut sıcaklığında değişime neden olmaz. Ancak hareketlerinde yavaşlama görülebilir. 30oC’un üzerindeki sıcaklıklarda fizyolojik uyum (solunum sayısının artması, metabolizmanın hızlanması vb.) ve yer değiştirmeyle sıcakkanlı hayvanlar serinlemeye çalışır.

   

2)    Sıcaklık değişimleri bazı hayvanlarda göç etme, kış uykusu, yaz uykusu ve gece aktif olma gibi davranışlara yol açar. Örneğin çölde yaşayan akrepler geceleri aktiftir. Çöl yılanı öğle saatlerinde avlanmaz, sığınağında kalır. Leylekler sıcak ülkelere göç eder.

    

NOT:

1.  Genel olarak yüksek ve düşük sıcaklıklarda yaşamsal olaylar azalır hatta durabilir. Sıcaklık;

a –  Bitkilerde:

*      Çimlenme

*      Köklerle su alınımı

*      Fotosentez

b – Hayvanlarda:

*      Üreme

*      Gelişmenin devamı

*      Değişken ısılı hayvanlarda (Omurgasızlar, Balıklar, Kurbağalar, Sürüngenler) metabolizmanın devamı gibi olaylarda kullanılır.

 

*       Canlıların yaşayabildikleri sıcaklık sınırları

Canlılar genellikle 00C ile +500C sıcaklıklar arasında yaşayabilirler. Bazı balık türleri 400C üstündeki sıcaklılarda, bazı yumuşakçalar 46-480C sıcaklıklarda yaşayabilirler. Ancak 00C altında ve +500C üstü sıcaklılarda yaşayan canlılarda bulunmaktadır. Örneğin termofil arkeler 1200C ye varan ortamlarda yaşayabilirler.

1)    Mercanlarda ancak 200C ‘un üstünde sıcaklığa erişen sularda yaşayabilirler

2)    Hayvanlar normal yaşamları için gerekli olan sıcaklıkların altında veya üstündeki değerlerde yaşamlarını sürdürebilmek amacıyla metabolizmalarını yavaşlatırlar.

3)    Omurgalılardan Ren Geyiği kuzeyde ancak 100 enleme kadar yayılış gösterir.

Bütün bu örnekler canlıların sıcaklığa karşı gösterdikleri toleransın birbirlerinden farklı olduğunu göstermektedir.

 

Grafik: Canlıların sıcaklığa toleransı (Grafikte, bir ekosistemdeki X,Y,Z türlerine ait böceklerin belli sıcaklık aralıklarındaki populasyon büyüküklerini göstermektedir. Grafiğe göre, X ve Y türlerinin  optimum sıcaklık değerleri birbirine yakındır. Z türü soğuğa en dayanıklı türdür. Y ve Z türleri en yüksek populasyon büyüklüğüne, farklı sıcaklıklarda ulaşır. Bu canlılardan yüksek sıcaklığa en dayanıklı olanı X türüdür)

 

4)    Canlıların aktif yaşamlarını yavaşlatarak veya hızlandırarak yaşayabildikleri minimum ve maksimum sıcaklık değerleri vardır. Bu değerler arasında kalan en ideal sıcaklığa optimum  sıcaklık denir.

5)    Canlılar sıcaklığa gösterdikleri toleransa göre; çok az sıcaklık değişimine dayanabilen ve çok geniş sıcaklık değişimlerine uyum sağlayabilenler olarak ayrılırlar.

Grafik Değişik türlerin sıcaklığa olan tolerans sınırları. Grafikte I ve III türleri az sıcaklık değişimlerine uyum sağlamışlardır. II tür ise geniş sıcaklık derecelerine uyum sağlamıştır.

 

*       Canlıların sıcaklığa uyumunu açıklayan görüşler şunlardır: (Müfredat dışı) !!!!!

Hayvanlar ve bitkiler değişik sıcaklık ortamlarında yaşamaya uyum yapmışlardır.

a)   Bergman kuralı: Kuzey enlemlerde yaşayan sıcakkanlı hayvanlar sıcak bölgede yaşayan akrabalarına göre daha büyüktürler. Canlı büyüklüğü arttıkça hacim/yüzey oranı artar ve ısı kaybı yüzeyi küçülür.

b)   Allen kuralı: Soğuk iklimlerde yaşayan sıcakkanlı hayvanların vücut çıkıntıları güneyde yaşayan benzerlerine göre daha küçüktür.

c)   Golger kuralı: Kuzey yarımküredeki kuş ve memeliler kuzeye gittikçe açık renkli güneye gittikçe rutubetli ve sıcak yerlerdeki akrabaları ise koyu renklidir.

Organizma

Habitat

Adaptasyon

Fonksiyonu

Kurbağa

Sulak alan

Kuraklık

Kuraklıklarda uykuya yatılarak canlılık korunur

Fok

Buzullar

Kalın yağ tabakası

Soğuk ortamda vücut sıcaklığını korumak

Zürafa

Otlaklar

Uzun boyun

Ağaçlar yapraklarına ulaşmaya yardımcı olur

Kutup tavşanı

Tundra

Kış beyaz kürk

yırtıcılardan korunmak için kamuflaj sağlar

Maymun

Yağmur ormanı

Kavrayıcı kuyruk

Ellerin serbest kalması ile ağaçlarda beslenme ve hareket

Kaktüs

Çöl

Kütikül

Buharlaşma ile su kaybını azaltır

Robin (kuş)

Orman

Göç

Mevsimsel değişimlere uyum

 

 

Exit mobile version