14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar ortaya çıkan akımlar; 5-NATURALİZM

Beğeni ve paylaşım yapabilirsiniz.

 

14. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar ortaya çıkan akımlar şunlardır:

5-    NATURALİZM

Natüralizm 1870’li yıllarda ortaya çıkan ve Realizmin ileri bir aşaması olarak değerlendirilen bir edebiyat akımıdır.

Natüralizmin, Realizmle benzeşen birçok yö­nü vardır. 19. yüzyılın ikinci yarısında kapitalist ekonomi birçok ülkede etkinlik kazanmış, top­lumsal sınıflar arasındaki uçurum giderek büyü­müştür. Büyük kentlerin dış kesimlerinde, derme çatma evlerde oturan, hızla gelişen sanayide ucuz işgücü oluşturan insanların sorunları toplu­mun kanayan yarasını oluşturmuştur. Böyle bir ortamda, bu insanların dramı sanata, edebiyata da yansımıştır.

Deneysel bilimlerde uygulanan yöntemler sosyal bilimler için de kullanılmış insanın biyolojik ve psikolojik yapısının belli etkenlere bağlı olarak ortaya çıktığı savunulmuşun Realistleringözlem ve anketçiliğine, Natüralistler "deney" ilkesini ek­lemiş, edebiyatı bilimin bir uygulama alanı olarak görmüşlerdir. Realizm, pozitivist felsefe doğrultu­sunda oluşturulmuştu; Natüralizm "determinizm" (gerekircilik) doğrultusunda oluşturulmuştur. (De­terminizm, kısaca, "Doğa olaylarında aynı ne­denler, aynı koşullar altında aynı sonuçları verir." biçiminde özetlenebilir.)

Natüralizm, H. Taine’in determinizm, C. Bernard’ın deneysel uygulama, Darvvin’in ev­rim ve soyaçekim düşüncesinden yararlanılarak oluşturulmuş bir edebiyat akımıdır. Natüralist sa­natçılar insan kişiliğinin bir parçası olan "ruh"u önemsememişler, daha çok maddesi (vücudu) üstünde durmuşlardır.

Natüralizm 1870’ten sonra Fransız yazar Emile Zola ve onun çevresinde toplanan diğer sanatçıların çabalarıyla ortaya çıkmıştır. Emile Zola, deney yönteminin edebiyatta da uygulana­bileceğini öne sürerek görüşlerini "Deneysel Ro­man" (1880) adlı kitabında açıklamış ve bütün ro­manlarında bu yöntemi uygulamıştır. Zola’nın 20 ciltlik Rougon – Macquart roman dizisi bir ailenin genetik tarihi niteliğindedir.

Natüralizmde ana ilke şudur: "Sanat, doğa­nın bir kopyası olmalıdır."

a.  Natüralizmin Özellikleri;

1.       Natüralizme göre insanın her türlü duygu, düşünce ve eylemi, soyaçekim özelliklerinin ve içinde yetiştiği sosyal çevrenin etkisiyle açıklanabilir. Kişiyi yönlendiren iradesi değil, soyaçekim özellikleri ve sosyal çevredir.

2.       Natüralist yazar bir gözlemci gibi davranır. Yazar, soyaçekim özellikleri ve sosyal çevre­
leri belli kahramanları izlerken, olaylar yaza­rın isteğine bağlı olmaksızın gelişir ve belli
bir sonuca kavuşur. Yazar hem bir gözlemci, hem de deney yapan bir bilim adamı gibi
davranır.

3.       Natüralizmde yazar, oldukça nesneldir; an­lattıklarına kişiliğini katmaz, o bir "tutanakçı"dan başkası değildir. Emile Zola: "Hayata elverişli bir nesne olmadığı için azota kızan, buna karşılık hayata elverişli bir nesne oldu­ğu için de oksijene sevgi gösteren bir kim­yacı düşünebilir misiniz?" diye sorar ve Naturalist bir yazarın "suç karşısında içten dav­ranmak, erdem karşısında alkış tutmak" ihti­yacı duymayacağını belirtir.

4.       Natüralist yazarlar sosyal gerçekleri yansıtırken daha çok toplumdaki çirkinlikler ve
olumsuzluklar üzerinde durmuşlar; genellikle sorunlu, toplum dışına itilmiş kişileri anlat­mışlardır. Yoksul işçiler, köylüler, ayyaşlar, hırsızlar, fahişeler Natüralist yazarların çok anlattığı kişilerdir.

5.       Romanlarda aynntılı tasvirler yapılmış, bu tasvirler yardımıyla kişilerin psikolojileri orta­ya konulmuştur.

6.       Natüralist eserlerde dil doğal ve yalındır. Ro­man ve öykü kahramanları, sosyal sınıflarına
uygun bir dille konuşturulmuşlardır.

7.       Argo sözcüklere bolca yer verilmiş "sokak dili" edebiyata o zamana dek görülmedik bir
biçimde girmiştir.

8.       Natüralizmde roman, öykü ve tiyatro türleri gelişmiştir. Bu akımda her eserin savunduğu
bir "tez" vardır.

9.       Natüralizm, herhangi bir akıma tepki olarak doğmamış, kendisinden önceki akımın (Re­alizmin) ileri bir aşaması olarak ortaya çık­mıştır.

b. Natüralizmin Önemli Sanatçıları:

*   Emile Zola                   roman

*   Goncourt Kardeşler:

*   Edmon veJules            roman

*   Alphonse Daudet        roman, öykü

*   Guyde Maupassant     öykü, roman

*   John Steinbeck            roman, öykü

*   Henriklbsen                 tiyatro

c.  Natüralizmin Türk Edebiyatındaki Temsilcileri:

*   Nâbizâde Nazım                     roman

*   Hüseyin Rahmi Gürpınar        roman, öykü

*   Selahattin Enis                        roman

 

GERMİNALden

(E. Zola’nın yirmi ciltlik roman dizisinden biri de Germinal’dir. Sanatçı, bu romanında maden ku­yularında çalışan işçilerin yaşamını anlatır. Aşağıda­ki parçada, senelerce maden kuyusunda çalışan Bataille adındaki yaşlı bir atın, günün birinde çöken ve içine sular dolmaya başlayan kuyuda ölüşü anla­tılmaktadır.)

Mouque, Bataille’ı çözmüştü. İhtiyar beygir, titre­yerek, yuvasından fırlayan gözlerini sabit bir bakışla bu mütemadiyen yükselen suya çevirmiş, orada duruyordu. Asansörün önü hızla su doluyor, tavanın altında hâlâ ya­nan üç lambanın kızıl aydınlığında, yeşilimtırak su yığını­nın arttığı görülüyordu. Beygir, bu buz gibi soğuk suyun tüylerini ıslattığını hissedince, birdenbire, çılgın bir hızla, dörtnala fırladı, araba galerilerinden birine daldı, kay­boldu.

… Asansör önünden fırladıktan sonra karanlık ga­leriler boyunca dörtnala çılgın gibi koşmuştu. On bir senedir içinde oturduğu bu yeraltı şehrinde, yolunu bilir gibi görünüyordu; ortasında yaşadığı bu ebedi gecenin karanlığında, gözleri iyi görüyordu. Başını eğerek, bacaklarını kısarak dört nala koşuyor, koşuyor; iri vücuduy-le doldurduğu yer altının bu dar sıçan yollarında uçuyor­du. Yollar birbirini takip ediyor, dört yol ağzı çatallanıyor, fakat o, hiç tereddüt etmiyordu. Nereye gidiyordu? Belki oraya, o gençlik yıllarının hayaline, içinde dünyaya geldi­ği Scarpe suyu kenarındaki değirmene, havada iri bir lamba gibi yanan güneşin o müphem hatırasına doğru gidiyordu. Yaşamak istiyordu hayvan, hafızası uyanıyor­du; ovaların havasını teneffüs etmek arzusu sıcak sema­nın altında aydınlığa çıkılan o deliği, o kapıyı buluncaya kadar, onu dosdoğru ileriye koşturuyordu. Eski tevekkü­lünü bir isyan sürükleyip götürüyordu; bu ocak, gözlerini kör ettikten sonra, şimdi de onu öldürecekti. Peşini ko­valayan su, kalçalarını kamçılıyor, sağrısını ısırıyordu. Fakat ileri doğru daldıkça galeriler daralıyor, tavan alça­lıyor, duvar kabarıyordu. Bununla beraber, o koşuyor, derisi sıyrılıyor, vücudu direklere takılıyor, lime lime ko-puyordu. Maden, onu yakalamak ve boğmak için, her taraftan sıkıştırıyor gibiydi.

O sırada, Etienne ve Catherine, onun, yanlarına gelirken, kayalar arasında sıkışıp kaldığını gördüler. Çarpmış, ön ayaklarının ikisini de kırmıştı. Son bir gay­retle, birkaç metre sürüklendi; fakat, kalçaları sığmıyor­du; toprak, vücudunu kavramış onu kıskıvrak bağlamıştı. Kanayan başı ileri uzandı, bulanık, iri gözleriyle, yine bir geçit aradı. Su onu hızla kaplıyordu, ahırda ölen öteki beygirlerin hızlı, feci hırıltısıyle kişnemeye başladı, ba­cakları kırılan, hareketsizliğe tutsak, gün ışığından uzak bu derin yerde debelenen bu ihtiyar hayvanın can çekiş­mesi korkunç bir şey oldu. Yardım isteme çığlıkları din­miyor, sular yelesini ıslattıkça, ileri doğru uzattığı, alabil­diğine açık ağzıyle, daha kısık feryat ediyordu. Dolan bir fıçının boğuk gurultusunu andırır, son bir hırıltı işitildi. Sonra, derin bir sessizlik oldu.

(Emile Zola, "Germinal"den, Çev. Hamdi Varoğlu)

 

 



 

 

 




Beğeni ve paylaşım yapabilirsiniz.

Bu yazının kalıcı bağlantısı https://www.biyolojidersim.com/14-yuzyildan-20-yuzyila-kadar-ortaya-cikan-akimlar-5-naturalizm/

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: