Ağrı Koruyucu Bir Mekanizmadır

 

Ağrı Koruyucu Bir Mekanizmadır

Ağrı herhangi bir doku hasarında ortaya çıkar ve kişiyi ağrılı uyaranı ortadan kaldırmak için bir tepki vermeye zorlar.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/agri-koruyucu-bir-mekanizmadir/

AMONYAĞIN AKVARYUMA ETKİSİ

AMONYAĞIN AKVARYUMA ETKİSİ

     Azotlu bileşiklerden amonyak, amonyuma göre daha çok zehirlidir. Amonyağın amonyuma oranı suyun pH derecesine (asitliğine) bağlıdır. Suyun pH derecesi arttıkça bu oran yükselir, yani amonyak konsantrasyonu artar.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/amonyagin-akvaryuma-etkisi/

Pİ SAYISI

Pİ SAYISI

 

Pi, her türlü matematik işlemince büyük önem taşıyan çok ilginç bir sayıdır. Matematiğin birçok hesaplamasında “pi”  sayısına rastlarız. Çemberin çevresinin ve alanın hesaplanması başta olmak üzere MatematikGeometri ve Fizik gibi bilimlerde büyük bir öneme sahiptir.

İsmini, Yunanca περίμετρον (çevre)sözcüğünün ilk harfi olan π den alır. Pi sayısıArşimet sabiti ve Ludolph sayısı olarak da bilinir. 

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/pi-sayisi/

ETOLOJİ ( DAVRANIŞ )

ETOLOJİ ( DAVRANIŞ )

Canlıların dış ve iç çevrelerinden gelen uyaranlara karşı gerçekleştirdikleri faaliyetlerin tümüne davranış denir.

       Dış faktörler: sıcaklık, ışık, nem, yer çekimi, kimyasallar ve fiziksel değişimler olabilir.

       İç faktörler: açlık, susuzluk, yorgunluk, ağrı vb olabilir.

Canlılar değişkenlere verdikleri tepki ve davranışlarla homeostasinin korunması ve canlılıklarının devamını sağlarlar. Homeostasinin korunması için canlı fizyolojik veya davranışsal yanıt verir.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/etoloji-davranis/

Biyoteknolojinin Olası Yarar ve Riskleri

Biyoteknolojinin Olası Yarar ve Riskleri

Biyoteknolojinin yararları ve olası riskleri konusunda tartışmalar, doğal olarak daha çok bu teknolojinin kullanımının daha yaygın ve görece eski olduğu tarımsal alanlardaki uygulamalarının sonuçları üzerinden yürütülmektedir. Dolayısıyla, özellikle sağlık ve ilaç, sanayi alanındaki kullanımına ilişkin uygulamalar görece daha yeni olduğundan, sonuçları konusunda yürütülen tartışmalar hem çok az hem de çok yenidir. Bu nedenle de biyoteknolojinin yararları ve riskleri konusundaki tartışmalar daha çok tarımsal alanda gerçekleştirilen uygulamaların sonuçlarına dayanmaktadır. Kaldı ki, bu alandaki tartışmaların bir kısmı görece kesinlik taşımakla birlikte, diğer bir kısmı sonuçları ilerleyen zamanda ortaya çıkabilecek olasılıklara dayanmaktadır.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/biyoteknolojinin-olasi-yarar-ve-riskleri/

BİYOTEKNOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

 BİYOTEKNOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Biyoteknolojinin kökeni yaklaşık 10.000 yıl önceye, ilk tarım toplumlarında, en iyi kaliteye sahip bitkilerin tohumlarının, bir sonraki yıl ekmek üzere toplanmasına dayanmakta. Babil, Mısır ve Roma halkının da ürün geliştirmek için bu “seçici üretim” yöntemini kullandıkları biliniyor.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/biyoteknolojinin-tarihsel-gelisimi/

WİNDOWS’DAN DNA’YA VERİ DEPOLAMADA YENİ REKOR 200 MB

WİNDOWS’DAN DNA’YA VERİ DEPOLAMADA YENİ REKOR 200 MB

Microsoft ve Washington Üniversitesi’nden  bilim insanları DNA dizinlerine 200 mb kaydetmeyi başararak yeni bir rekora imza attı. DNA benliğimizin temel yapıtaşlarını taşıyan ana birimdir. Vücudumuz ve genel özelliklerimize dair pek bilgi DNA’da depolanır.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/windowsdan-dnaya-veri-depolamada-yeni-rekor-200-mb/

IBM insanlar için antivirüs üretti

IBM insanlar için antivirüs üretti

IBM, Singapur Biyomühendislik ve Nanoteknoloji Enstitüsü ile işbirliği yaparak teorik olarak tüm virüslere karşı kullanılabilecek bir çözüm üretti.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/ibm-insanlar-icin-antivirus-uretti/

YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER 4- K VİTAMİNİ

YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER

A –       K VİTAMİNİ

K Vitamini lipofilik ve hidrofobik bir vitaminler grubuna verilen addır.

K vitamini 1920’lerin sonlarında Danimarkalı bilim adamı Henrik Dam’ın kolesterol hakkındaki çeşitli araştırmaları sonucu keşfedilmiş, kan pıhtılaşması ile ilişkili olduğu saptandığı için de önceleri koagülasyon vitamini (yani pıhtılaşma vitamini) olarak adlandırılmıştır.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/yagda-eriyen-vitaminler-4-k-vitamini/

YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER 3- TOKOFEROL ( E VİTAMİNİ)

YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER

TOKOFEROL ( E VİTAMİNİ)

E vitamini, kimyasal yapı itibarı ile bir tokol olup antisterilite vitamin olarak da bilinir.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/yagda-eriyen-vitaminler-3-tokoferol-e-vitamini/

YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER 2- KOLEKALSİFEROL (D3 VİTAMİNİ)

 YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER

KOLEKALSİFEROL (D3 VİTAMİNİ)

Kolekalsiferol, bir tür D vitaminidir.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/yagda-eriyen-vitaminler-2-kolekalsiferol-d3-vitamini/

YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER 1-ERGOKALSİFEROL (D2 VİTAMİNİ)

YAĞDA ERİYEN VİTAMİNLER

ERGOKALSİFEROL (D2 VİTAMİNİ)

Ergokalsiferol veya D 2, bir tür D vitamini.

Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.

Portakal ve mahuncevizinde bulunur.

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/yagda-eriyen-vitaminler-1-ergokalsiferol-d2-vitamini/

SUDA ERİYEN VİTAMİNLER 9-C VİTAMİNİ (ASKORBİK ASİT)

SUDA ERİYEN VİTAMİNLER

 

C VİTAMİNİ (ASKORBİK ASİT)

C vitamini, askorbik asit olarak da bilinir, suda eritilebilen ve birçok görevi olan vitamindir.

Çoğu hayvanlar ve bitkiler, kendi C vitaminlerini glikozdan üretebilirler.

İnsanlar, bazı meyve yarasaları, hint domuzu ve insan benzeri primatlar C vitamini üretemediklerinden bunu besinlerden almak zorundadırlar

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/suda-eriyen-vitaminler-9-c-vitamini-askorbik-asit/

SUDA ERİYEN VİTAMİNLER 8-SİYANOKOBALAMİN (B12 VİTAMİNİ)

SUDA ERİYEN VİTAMİNLER

SİYANOKOBALAMİN (B12 VİTAMİNİ)

a.  Tarihçesi:

1972 yılında 11 yıllık bir çalışmanın sonucunda Harvard’dan R. B. WOODWARD ve İsvicre Federal Teknoloji Enstitüsü’nden A. ESCHENMOSER tarafından laboratuvarda sentezlenmiştir.

Sentezi doksandan fazla basamakla olur ve yaklaşık yüz kişilik bir çalışmanın ürünüdür.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/suda-eriyen-vitaminler-8-siyanokobalamin-b12-vitamini/

SUDA ERİYEN VİTAMİNLER 7- FOLİK ASİT (B9 VİTAMİNİ)

SUDA ERİYEN VİTAMİNLER

FOLİK ASİT (B9 VİTAMİNİ)

Folik asit (Folat-polisin) B grubundan bir vitamindir.

Kimyasal formülü; C19H19N7O6

Yeşil yapraklarda yaygın olarak bulunduğundan bu ad verilmiştir. Çünkü Latincede folum yaprak manasındadır.

Mitchell ve arkadaşları bu vitamini, 1941 yılında ıspanak yapraklarında keşfettiler.

Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/suda-eriyen-vitaminler-7-folik-asit-b9-vitamini/

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.