Organik bileşikler ile inorganik bileşikler arasındaki farklar

 

Organik kimya karbon bileşiklerinin kimyasıdır. Karbonun hidrojenli bileşiklerini inceler.

Organik kelimesi organizmadan türemiş anlamındadır ve ilk kez İsveçli kimyacı ve doktor Berzelius tarafından kullanılmıştır.

Tablo : Organik bileşikler ile inorganik bileşikler arasındaki farklar

 

Organik bileşikler**

İnorganik bileşikler

Yapılan

Kovalent yapılı moleküllerdir. Hepsi de C-C bağı içerirler*.

İyon yapılı tuzlardır. Hepsinde C-C bağı yoktur.

Yanıcı özelliği

Genellikle yanıcıdır.

Yanıcı değildir.

Erime noktaları

Oldukça düşüktür

Oldukça yüksektir.

Kaynama noktası

Oldukça düşüktür

Oldukça yüksektir.

Çözünürlükleri

Suda çözünmezler.

Benzen, eter, toluende çözünür.

Birçoğu suda çözünür.

İletkenlik

Elektriği iletmezler.

Elektriği iletirler.

İzomeri

İzomerleşme vardır.

İzomerleşme görülmez.

Katalizörler

Oluşumlarında önemli rol alırlar.

Oluşumlarında rolleri yoktur.

Reaksiyonlar

Fazla ısı ve zaman gerektirirler.

Reaksiyonlar gayet hızlıdır.

Verim

Kantitatif değildir.

Kantitatiftir.

 

*: CO, HCN, H2CO3 gibi H ve C içeren bileşikler, C-C (karbon-karbon) bağı içermediklerinden organik bileşik kapsamına girmez.

**: Organik bileşiklerde bulunabilecek elementler ve yapacaklan bağ sayısı tablodaki gibidir.

Element

Grubu

Bağ sayısı

H

İA

1

C

4A

4

N

5A

3

0

6A

2

F, CL, BR, I

7A

1

 

 

 

Organik kimya tarihindeki en önemli olaylardan biri Alman kimyacısı F. Wöhler’in 1828 yılında inorganik bir bileşik olan amonyum siyanat (NH4OCN) tan, ısının etkisiyle, organik, biyolojik bir molekül olan üreyi (H2N-CO-NH2) sentezlemesidir.

NH4OCN (amonyum siyanat) + ısı —» H2N-CO-NH2 (üre)

Organik bileşikler ile inorganik bileşikler arasındaki bu farklar, karbonun periyodik sistemdeki yeri nedeniyledir. Karbon, periyodik sistemde elektropozitif alkali metaller ile elektronegatif halojenler arasında yer almaktadır. Alkali metaller bileşik oluştururken bir elektron vererek oktet kuralına uyar ve böylece kendinden önceki ilk soy gaz ile izoelektronik olur. Halojenler ise bir elektron alarak oktet kuralına uyar ve böylece kendinden sonraki ilk soy gaz ile izoelektronik olur. Örnek: NaCl

*        Na —> Na+ + e

*        Cl + e —» Cl

*        Na+ + Cl  —» Na – Cl

*        Sodyum atomu 1 elektron vererek neon ile izoelektronik olan Na katyonuna dönüşür.

*        Klor atomu 1 elektron alarak argon ile izoelektronik olan Cl anyonuna dönüşür.

*        Na katyonu ile Cl anyonunun elektrostatik bir kuvvetle yani Coulomb çekmesiyle bir arada tutulması sonucu elektrovalent bağlı sodyum klorür molekülü oluşur. Elektrovalent bağa polar bağ da denir.

Karbonun bileşik oluştururken oktet kuralına uyabilmesi için ya dört elektron alması ya da dört elektron vermesi gerekir. Bu ise çok güç olduğundan, karbon müşterek elektronlardan oluşmuş bağlar (yani apolar bağlar) sayesinde bileşik oluşturur. Bu bağlara kovalent bağ da denir.

Kovalent bağ oluşumu sadece karbon atomuna has bir özellik değildir. Örneğin klor molekülünde de bir kovalent bağ vardır.

kovalent bağlar

 

Kovalent bağlar sağlam bağlardır.

Beğeni ve paylaşım yapabilirsiniz.
  • 7
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    7
    Shares
  • 7
    Shares

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/organik-bilesikler-ile-inorganik-bilesikler-arasindaki-farklar/

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.