ÖĞRETİCİ METİNLER – ELEŞTİRİ

 

ÖĞRETİCİ METİNLER

ELEŞTİRİ (TENKİT )

Bir sanat eserini, bir sanatçıyı ayrıntılı biçimde tanıt- tıktan sonra onun olumlu ya da olumsuz yanlarını somut verilere dayanarak yargılayıp, değerlendiren yazı türüne “eleştiri” denir.

a.  Özellikleri:

1.       Okuyucu ile eser arasında bir köprü görevi yapan eleştirinin “açıklama, aydınlatma ve değerlendirme” gibi üç temel işlevi vardır.

2.       Gerçek bir eleştiride eleştiriye konu olan eserin hem olumlu hem de olumsuz yanları bir arada verilmelidir.

3.       Eleştirmenlik zor iştir. Bir bilgi birikimi ister. İyi bir eleştirmenin çağdaş sanat akımlarından, düşünce tarihinden, sosyoloji, psikoloji, tarih gibi dalların temel kavramlarından haberdar olması gerekir.

4.       İyi bir eleştirmen bir eseri değerlendirirken “Çok güzel!” ya da “Çok kötü!” gibi toptancı yargılardan kaçınmalı; yargılarının gerekçelerini açık açık ortaya koymalıdır.

5.       Önyargılardan uzak, nesnel bir eleştiri, gerçek eleştiridir.

b.  Eleştiri Türleri:

a      Sanatçıya Dönük Eleştiri: Bu tür eleştiride sanatçının bireysel özelliklerinden yola çıkılarak eser değerlendirilir. Buna “biyografik eleştiri” de denir. Bu tür eleştirilerde sanatçının kişiliğini ve psikolojisini aydınlatmak için, sanatçının eserleri belge olarak kullanılır.

b      Esere Dönük Eleştiri: Eleştirmenin bakış açısı sanatçıya değil de esere yönelikse , esere dönük eleştiri ortaya çıkar. Bu tür, “nesnel-bilimsel eleştiri” olarak da bilinir.

c      Topluma Dönük Eleştiri: Bu tür eleştiride eserin toplumsal olay ve olgularla bağlantısı, toplumsal gelişmeye katkısı üzerinde durulur.

d      Okura Dönük Eleştiri: Böyle eleştirilerde eleştirmen eseri değerlendirmekten çok, bir okuyucu olarak, kendisi üzerindeki etkilerinden söz eder. Buna “izlenimci eleştiri” de denir.

c.  Sonuç olarak; eleştirinin ayırt edici özellikleri şöyle sıralanabilir:

1.       Her eser ya da sanatçı eleştiri konusu olabilir.

2.       Eleştiri de bir eser olumlu ve olumsuz yönleriyle ele alınır.

3.       Eleştiri doğrudan esere yönelik olmalıdır.

4.       Eleştiri yapılırken somut verilerden yararlanılmalıdır.

5.       İyi bir eleştiri öznellikten uzaktır.

6.       Eleştiride daha çok açıklama, tartışma, örnekleme, tanık gösterme gibi yöntem ve tekniklerden yararlanılır.

d.  Türk Edebiyatında Eleştiri:

*        Türk Edebiyatında ilk eleştiri örneklerine; Divan Edebiyatında bir tür biyografik eser olan “tezkire” lerde rastlanır. Bunun en güzel örneklerini 16. yüzyılda yaşayan Latifi’nin tezkiresinde görmekteyiz.

*        Batılı anlamda eleştiri yazılarına ise Tanzimat’tan sonra rastlanır. Namık Kemal’in 1866 ‘da Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayınlanan “Lisan-ı Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhâzatı Şâmildir” başlıklı yazısı ilk eleştiri örneği sayılabilir. Bu eleştiride Namık Kemal Divan Edebiyatını eleştirmiştir.

*        Ziya Paşa’nın “Şiir ve İnşa” adlı yazısı daha sonra yayınlanan önemli bir eleştiridir. Ziya Paşa, bu makalesinde Divan Edebiyatını eleştirir ve bu edebiyatın ulusallıktan uzak, yapay bir edebiyat olduğunu belirtir. Ona göre gerçek edebiyat Halk edebiyatıdır. Ne var ki Ziya Paşa daha sonra bu düşüncesini değiştirir; “Harâbât Mukaddimesi” adlı eserinde bu görüşlerin tersini savunur. Yani Halk edebiyatını kötüler, Divan edebiyatını yüceltir.

*        Namık Kemal, Ziya Paşa’nın Divân Edebiyatı hakkındaki görüşlerini anlattığı, onu övdüğü “Harabât Mukaddimesi” ni, ona karşı yazdığı “Tahrib-i Hârabât” ve “Takip” adlı eserlerinde eleştirir.

*        Tanzimat döneminde eleştiri yazıları, Recaizâde Mahmut Ekrem’in “Talim-i Edebiyat” adlı eserinin çıkışından sonra yaygınlaşır. Recaizâde Mahmut Ekrem ile Muallim Naci arasında tartışmalar olur. Recaizâde Mahmut Ekrem, “Zemzeme”adlı eserinin önsözünde ve “Takdir-i Elhân” da Muallim Naci’nin düşüncelerini eleştirir, eski edebiyata karşı çıkar. Muallim Naci de bu eleştirileri cevaplar, daha sonra yazılarını “Demdeme” adlı bir kitapta toplar.

*        Tanzimat döneminin eleştirisinin temelini “eski-yeni” mücadelesi oluşturur.

*        Eleştiri türü Servet-i Fünûn, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet dönemlerinde iyice gelişmiştir. Nurullah Ataç, Sebahattin Eyüboğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oktay Akbal, Asım Bezirci, Mehmet Kaplan, Rauf Mutluay, Fethi Naci gibi adlar edebiyatımızın önemli eleştirmenleridir.

 

 



 

 

 



Bu yazının kalıcı bağlantısı https://www.biyolojidersim.com/ogretici-metinler-elestiri/

Bir cevap yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
%d blogcu bunu beğendi: