Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Beğeni ve paylaşım yapabilirsiniz.
  • 3
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    3
    Shares

DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI

A – Ateroskleroz

Ateroskleroz, atardamarların iç duvarında plak adı verilen yağ kümelerinin oluşmasıdır. Atardamarlar pürüzsüz bir iç yüzeye sahiptir. Bu durum kanın akışını kolaylaştırır. Yağların atardamar iç çeperinde birikmesi sonucu oluşan plakların giderek büyümesi atardamar çapının daralması ve atardamar duvarının sertleşmesi gibi sorunları beraberinde getirir. Damar çapının daralması, ilgili damardan birim zamanda geçen kan miktarının azalmasına yol açar. Bu durum ilgili doku ya da organın yeterince besin ve oksijen alamamasına neden olur.

 damar sertliği

 

B –  Anemi (Kansızlık)

Kan miktarının veya kandaki alyuvar sayısının normalin altına düşmesi durumudur. Farklı sebepleri olabilir. Bunlar arasında;

*        Yaralanma, travma gibi durumlarda ortaya çıkabilecek kan kaybı durumları,

*   Demir alımının veya emiliminin yetersizliği sonucunda ortaya çıkabilecek demir eksikliğine bağlı olarak hemoglobinin yetersiz üretilmesi,

*        Kemik iliklerinin çeşitli sebeplerden dolayı görevini yapamaması sonucunda kan yapımının azalması,

*        Orak hücre anemisi gibi kalıtsal faktörler,

*        B vitamini eksikliği sayılabilir.

 

C – Lösemi (Kan Kanseri)

Kandaki akyuvar sayısının kontrolsüz ve zarar verici düzeyde artmasıdır. Kanserli akyuvar hücrelerinin fonksiyon yapabilme gücü çok azdır veya yoktur. Löseminin en karakteristik özelliği, diğer dokulara hızla yayılmasıdır. Lösemik hücreler karaciğere, lenf bezleri gibi bölgelere yayılır. Lösemik hücrelerin çoğalması kontrol altına alınmazsa vücut sıvısındaki besin maddelerini, amino asitleri, vitaminleri hızla tüketir. Protein kaybı ve kişinin enerjisinin azalması sonucu kişide hayati tehlike oluşturur.

 

D – Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Büyük tansiyonun 140 mmHg’dan, küçük tansiyonun 90 mmHg’dan yüksek olması durumudur. Hipertansiyonun sebebi; beslenme bozuklukları, aşırı kilo, metabolizma bozuklukları, stres, genetik gibi faktörler olabileceği gibi hormonal sistem, böbrek rahatsızlıkları gibi başka hastalıkların etkisi de olabilir. Hipertansiyon şayet tedavi edilmezse uzun vadede ölümle sonuçlanabilecek kalp krizi, beyin kanaması, böbrek hasarı, felç veya görme bozuklukları ortaya çıkar. Uzun süre yüksek kan basıncına maruz kalan damarlarda kalınlaşma olur. Bu durum damarların esnekliğini azaltır. Damarlarda daralmalar meydana gelir.

Yüksek tansiyonu kontrol altında tutabilmek için;

*        Aşırı kilolu olmamak,

*        Alkol ve sigara kullanmamak,

*        Tuzlu besinlerden kaçınmak,

*        Stresten uzak durmak,

*        Potasyum, kalsiyum ve magnezyum bakımından zengin besinlerle beslenmek önemlidir.

 yüksek tansiyon

 

E –  Koroner Damar Rahatsızlıkları

Kalbi besleyen damarlara koroner damar adı verildiği anlatılmıştı. Bu damarların çapları küçüktür ve kolesterol, bağ dokusu, kalsiyum gibi maddeler birikerek damar çeperinin kalınlaşmasına ve dolayısıyla daralmasına neden olur. Damarların daralması ve tıkanması, daralmanın olduğu yerde kanın pıhtılaşmasına ve böylece bu bölgenin devamındaki kan miktarının yetersiz hâle gelmesine neden olur. Bunun sonucu olarak dokular kan ile beslenemez ve bir süre sonra doku ölümü görülür. Böyle bir durumda ortaya çıkan kalp krizi kişinin ölümüne dâhi sebep olabilir. Koroner damarların daralması durumunda koroner damarın tıkalı bölgesinin yerine o bölgenin işlevini gerçekleştirecek şekilde kişinin kendi vücudundan alınan damar, bypass operasyonu ile aorta bağlanır ve kalbin beslenmesi sağlanır.

 

F –  Kalp Krizi (Akut Miyokard İnfarktüsü)

Kalp krizi, kalp kasının bir bölümünün o bölgeye yetersiz kan akışından dolayı kalıcı hasara uğraması sonucu meydana gelir. Kalbi besleyen damarların kan akımının çeşitli nedenlerle ani azalması veya kesilmesi sonucu kalp kasında hücre ölümü gerçekleşir. Kalp krizinde erken tanı ve müdahale çok önemlidir. Her geçen zaman harap olan kalp kası miktarı arttığından ritim bozukluklarından yaşamı yitirme olasılığı da artar. Bu nedenle hastaların kalp krizinden kaybedilmelerinin önlenmesi, krizin gerçekleştiği andan itibaren mümkün olan en kısa sürede hastaneye ulaşmasına bağlıdır. Kalp krizinin risk faktörleri hipertansiyon, hiperkolesterolemi, diyabet, sigara ve ailede erken yaşta koroner kalp hastalığı görülmesidir. Kalp krizinin en önemli belirtisi göğüs kemiğinin arkasındaki göğüs ağrısıdır, fakat özellikle diyabet hastalarında ve yaşlılarda, bu ağrı çok belirsiz olabilir ya da hiç hissedilmeyebilir (sessiz kalp krizi). Beraberinde sıklıkla soğuk terleme, sıkıntı ve ölüm korkusu da vardır. Ayrıca nefes darlığı, öksürük, baş dönmesi ve sersemleme, bayılma, mide bulantısı ve kusma görülebilir. Hastaya zamanında müdahale edilebilir ise tıkalı damarın açılması ile kalp kasının ölmesi önlenebilir.

Kalp krizinden korunmak için kan basıncının, kan şekerinin ve kolesterol seviyesinin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi, meyve ve sebze bakımından zengin, az hayvansal yağ içeren diyetler uygulanması, sigara kullanılmaması, fazla kilolu olanların kilo vermesi, spor yapılması ve stresten uzak durulması tavsiye edilmektedir.

 Akut Miyokard İnfarktüsü

 

G – Varis

Varis özellikle bacaklarda görülür. Deri yüzeyine yakın toplardamarlar genişler ve büklüm büklüm olur. Bu durum deri yüzeyinde gri-mor çizgiler hâlinde gözlenir. Kanın kalbe doğru tek yönlü olarak akmasını sağlayan toplardamarlarda bulunan kapakçıklar genetik faktörler, gebelik, sigara kullanımı, meslek gereği uzun süre ayakta kalmak gibi nedenlerden dolayı gerilir ve deforme olur. Gerilen kapakların kapatma özellikleri zayıfladığı için kan toplardamarlarda toplanır ve neticede varis oluşur (Şekil). Varisli kişiler uzun süre ayakta durmaktan kaçınmalı, düzenli egzersiz, spor gibi aktivitelerde bulunmalıdırlar.

 varis

 

H – Lenfoma (Lenf Kanseri)

Lenfoma, en hızlı ilerleyen kanser türlerinden biri olmasına karşın iyileşme sürecinde en çok başarı sağlanan kanser hastalıkları arasındadır. Lenfomalar lenfatik yapılardaki normal hücrelerin yerinde anormal şekil ya da hızlı bölünme özellikleri olan hücrelerin ortaya çıkması neticesinde lenf düğümlerinin şişmesiyle kendini gösteren ve lenfositlerden oluşan urlardır. Lenfomanın belirtileri arasında en sık görülen boyunda, koltuk altında veya kasık bölgesinde rastlanan ağrısız şişliklerdir. Ayrıca ateş, kilo kaybı, hâlsizlik, yorgunluk hissi, gece terlemesi, iştahsızlık da diğer belirtiler arasındadır. Her lenfoma hastası için tedavi kendine özgü olup hastalığın evresine, hücre tipine, hastanın yaşına, hastanın tedaviyi kaldırıp kaldıramayacağına ve lenfoma tipinin hızlı ya da yavaş seyirli oluşuna göre değişmektedir.

lenf kanseri

lenfoma belirtileri

 

I –    Kangren

Kangren, dokuları besleyen atardamarların herhangi bir sebeple, yetersiz hâle gelmesi sonucunda yaşanan doku ölümleridir. Örneğin kan dolaşımına, hasta bir kalpten bir pıhtı atılabilir. Bu pıhtının atardamarı tıkamasına emboli denir ve sonuçta tıkanan damarın beslediği dokuda kangren oluşur. Şeker hastalığı da atardamarların yapısını bozarak tıkanmalarına ve sonuçta kangrene neden olur. Bu durum daha çok ayak parmaklarında görülür. Darbe ve kemik kırıkları sonucunda da o organı besleyen damarın sıkışıp tıkanmasıyla kangren meydana gelebilir. Aşırı soğukların yol açtığı donma durumları da kangren sebebidir. Soğuk, damar çeperindeki hücrelerin zedelenmesine neden olur ve kan dolaşımını engelleyen bir ödem oluşur. Birey etkilenen bölgede bir yanma ve ağrı hissi duyar. Bir süre sonra ağrı diner ve beslenemeyen doku canlılığını yitirir, bal mumuna benzer bir hâl alır.

 kangren

J –   Felç

O2 yokluğuna bağlı olarak beyindeki sinir dokusunun ölmesidir. Felç genellikle başta bulunan atardamarların tıkanması ya da yırtılması sonucu oluşur. Felçin etkileri ve bireyin yaşama şansı, hasarlı beyin dokusunun büyüklüğüne ve yerine bağlıdır. Pıhtı çözücü ilaçların kısa sürede kullanılması, kalp krizi ya da felcin etkilerini azaltabilir. Damar tıkanıklığı sonucu oluşan diğer bir hastalık da kangrendir. Kangren, belirli bir doku veya organı besleyen atardamarların tamamen tıkanması durumudur. Bunun sonucunda besin ve oksijen alamayan doku veya organ canlılığını kaybeder.

felç nedir


Beğeni ve paylaşım yapabilirsiniz.
  • 3
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    3
    Shares
  • 3
    Shares

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.biyolojidersim.com/dolasim-sistemi-hastaliklari/

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.